11,841 research outputs found

    KOBI’lerde ic kontrol sisteminin degerlendirilmesi ve Kayseri’deki imalat sanayi isletmeleri uzerine bir arastirma

    Get PDF
    In recent years, fraudulent financial reporting scandals have abused the stake holders’ confidence to company managements. The existence of welldesigned internal control system is very important in terms of the success of the business strategies and reliable financial reports. Reliability of financial reporting, effectiveness and efficiency of business operations, regulatory and other regulations compliance creates the objectives of internal control. In this context, the main objective of the study is to identify the problems and current situation regarding this issue by examining the approach of internal control systems of the SMEs especially which operating in the industrial field. According to the main findings which obtained in this connection, the majority of firms are aware of the benefits of internal control systems whether or not they have well-designed internal control system. Also, the significant relationships between SMEs’ current internal structure and attitudes of SMEs on internal control were found. Although internal control is a system which is designed and sustained by the participation of all managers and other personnel in an organisation, it is seen that responsibility about this subject is given only one department such as accounting-finance. On the other hand, according to the survey it is also observed that most of SME managers are used concepts of internal control and internal audit interchangeably despite being different from each other.peer-reviewe

    Roma III tüzüğü uyarınca boşanma ve ayrılığa uygulanacak hukukun tayini ve uygulanması

    Get PDF
    Cataloged from PDF version of article.Avrupa Birliği’nin (AB) kanunlar ihtilâfı hukuku alanındaki son düzenlemesi 20 Aralık 2010 tarihli Boşanma ve Ayrılığa Uygulanacak Hukuk Alanında Güçlendirilmiş İşbirliğinin Uygulanmasına İlişkin Konsey Tüzüğü’dür. Söz konusu Tüzük, akdî borç ilişkileri ile akit dışı borç ilişkilerine uygulanacak hukuk hakkında düzenleme getiren Roma I ve Roma II Tüzüklerini takiben, “Roma Rejimi”nin son düzenlemesi olarak “Roma III Tüzüğü” adıyla anılmaktadır. Roma III Tüzüğü, yabancı unsurlu boşanma ve ayrılık alanında uygulanacak kanunlar ihtilâfı kurallarına ilişkin ilk AB düzenlemesi olmasının yanı sıra, AB’de güçlendirilmiş işbirliğinin ilk örneğini teşkil etmesi bakımından da önemlidir. Düzenlemenin bir başka önemi ise, eşlerin, pek çok hukuk sisteminde görülmediği şekilde boşanma ve ayrılığa uygulanacak hukuku seçme imkânına sahip olmalarıdır. Bu çalışmada, Tüzüğün kabul süreci, önemi, amaçları ve uygulama alanı açıklandıktan sonra Tüzük hükümleri uyarınca uygulanacak hukukun tayini ve uygulanmasına ilişkin hususlar irdelenecektir. Kuşkusuz, Tüzük hükümlerinin ne şekilde yorumlanması ve uygulanması gerektiği, Tüzüğün uygulanmaya başlayacağı tarih olan 21 Haziran 2012’yi takiben gündeme gelebilecek Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarıyla şekillenecektir

    An analysis on the articles of the Turkish commercial code regarding the defects of decisions of joint-stock company board of directors

    Get PDF
    Mevcut Ticaret Kanunu'nda Yönetim Kurulu kararlarının sakatlığı halinde, yönetim kurulu kararlarına karsı dava açılıp açılamayacağı, açılabilecekse hangi davaların açılabileceği konusunda açık bir hüküm yoktur. TK'da sadece YK üyelerine karsı açılacak tazminat davaları düzenlenmiştir (TK m. 336-341, 309, 346). Mevcut TK açısından, genel hükümlere göre yönetim kurulu kararlarının yokluğu ve hükümsüzlüğünün tespiti mümkün olmakla birlikte TK kanuna, ana sözleşmeye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararlarının iptalini öngören TK m. 381 hükmünün benzeri bir düzenleme yönetim kurulu kararları için getirilmemiştir. Yeni Ticaret Kanunu'nun 391. maddesinde, yönetim kurulu kararlarının hangi hallerde hükümsüz olacağını ve tespit davasına konu olabileceği sınırlayıcı olmaksızın örneklerle gösterilmiş ve geçersizliğin hüküm ve sonuçlarının genel hükümlere göre saptanacağı belirtilmiştir (m. 391). Yeni Ticaret Kanununda ayrıca halka açık olmayan bir anonim şirketle ilk veya değiştirilmiş esas sözleşme ile, esas sözleşmede belirlenen kayıtlı sermaye tavanına kadar sermayeyi arttırma yetkisi, yönetim kuruluna tanındığı takdirde, yönetim kurulunun, sermaye artırım kararı vermesi, imtiyazlı veya itibari değerinin üzerinde pay çıkarabilmesi ve pay sahiplerinin yeni pay alma haklarını sınırlandırabilmesi bu kanundaki hükümler çerçevesinde ve esas sözleşmede öngörülen yetki sınırları içinde gerçekleştirebilirler (YTK. m. 460). Bu konularda alınan kararlar kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı ise pay sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri, kararın ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde iptal davası açabilirler. Yeni Ticaret Kanunu yönetim kurulu kararlarının butlanını gayet geniş bir şekilde düzenlemiştir. Ancak butlanın istisnai hallerde kabul edilmesi hukuk güvenliği açısından büyük bir önem taşımaktadır. Çünkü yönetim kurulu kararlarının butlanla sakat olduğunun tespit edilmesi, yönetim kurulu kararının alındığı tarihten itibaren geçersiz sayılması ve bu karara dayanılarak yapılan işlem ve uygulamaların da kural olarak geriye etkili olarak geçersiz olması sonucunu doğurur. Böyle bir yönetim kurulu kararı, ne ortaklığa ne pay sahiplerine ne de alacaklılara karşı hüküm ifade eder. Belli bir süreye tabi olmaksızın her zaman geçersizliği ileri sürülebilir. Kanaatimce, Yeni Ticaret Kanunu'nda yönetim kurulu kararlarının butlanını değil, belirli bazı hallerin gerçekleşmesi halinde iptalinin düzenlenmesi ve bunun da belirli bir süreyle sınırlandırılması gerekir. Mevcut Sermaye Piyasası Kanunu'na paralel bir düzenleme tüm anonim ortaklıklar için kabul edilebilir. Ayrıca, yönetim kurulunun eşit işlem ilkesine, anasözleşme hükümlerine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanımını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilmez yetki alanına giren ve bu yetkilerin devri anlamına gelebilecek kararların da iptalinin talep edilebilmesi, olması gereken hukuk açısından daha savunulabilir gözükmektedir.There are no clear statements in the Turkish Commercial Code regarding defects of decisions of joint-stock company executive board of directors; that is whether it is possible to file any cases against these decisions and if so what the character of these cases should be. In the Turkish Commercial Code, there only exist some rules about taking compensation actions against regarding executive board members. (the Turkish Commercial Code: articles 336-341, 309, 346) The Turkish Commercial Code consists some general articles that regulate the absence and/or invalidity of the jointstock company executive board of directors; however there are no rules for executive board of directors' decisions that may be parallel to Article 381 that provides an annulment for general board of directors' decisions that are not in accordance with the articles of incorporation or with general norms of good will. Article 391 of the new Turkish Commercial Code provides regulations regarding the invalidity of joint-stock company executive board of directors and consequences thereof by setting some examples. Also recently amended Article 460 of the Turkish Commercial Code provides that the joint-stock companies that are not open to public, if the executive board of directors has been given the power to raise the capital to its maximum by initial or amended articles of incorporation; the executive board of directors may decide to raise the capital, may issue shares, and may restrict the righs of aqusition of new shares for shareholders. In case of theses decisions to be not in accordance with the Code, and/or with the articles of incorporation and/or with specifically norms of honesty, shareholders or members of the executive board of directors may bring actions for annullment within one month after the due process announcement of the decision . Invalidity of the executive board of directors' decisions has been widely regulated by the new Turkish Commercial Code. However, invalidity should be a very exceptional sanction for the purposes of certainty and predictability of the law, since the consequences of such an invalidity decision happens to be considering all decisions of the executive board of directors to be void from the start and in retrospect.Thus these executive board of directors' decisions have no effect neither for shareholders nor for creditors; and may be claimed to be invalid anytime without any statue of limitations. In my opinion, by the new Turkish Commercial Code it should only be provided that the executive board of directors' decisions may be annulled in a certain time under certain limited conditions, and invalidity should not be a sanction at all. A new legislation parallel to the current Securities Exchange Act would be acceptable for all incorporated companies. And also, annullments of the decisions against the equality principle and/or the articles of incorporation, and/or not to be in accordance with the corporation's basic structure, and/ or to be disinterested with the capital conservation principle, and/or to be derogative about the shareholders' indispensible rights appears to be much more plausible and sustainable in terms of law

    Bilgi-Belge Merkezlerinin Yönetimi: Türkiye’deki Literatüre Yönelik İçerik Analizi

    Get PDF
    The main aim of this study is to analyze reflections of the information and documentation center studies on the library literature in Turkey. Based on this aim, the articles which had been published in “Türk Kütüphaneciliği” and “Bilgi Dünyası” journals between the years of 2000-2008, was analyzed with content analysis method. The main finding of this study is the easily observable increase of information management center studies in the analyzed years. The most examined subject related to the information and documentation center is planning, the least examined subject related to information and documentation center is controlling. The articles which were analyzed were mostly the theoretical articles

    Önemli bir toplumbilimcimizi yitirdik

    Get PDF
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 172-Niyazi-Mediha Berkesİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    A qualitative research on the experience of education inspectors in the process of fusion and fission

    Get PDF
    The supervision sub-system of the Ministry of National Education has been changes by Law no. 6764 dated 02.12.2016. In this study, it is aimed to determine the effects of the education inspectors who work in the provinces after the change in the supervisor subsystem. The research is designed as a research on phenomenology. Content analysis was used to analyze the data. The participants are the seven education inspectors who work in the Western Provinces of Turkey. unstructured interview form was used for data collection. The joining and seperation process, election and appointment process, and assignment process were created from the collected data. The joining and seperation process themes is composed of the sub-themes "Structure regulations" and "using the informal communication process". The election and appointment process themes is composed of the sub-themes "The validity and reliability of the interview is low" and "no appointment for all staff". The assignment process themes is composed of the sub-themes "authority limitation", "assignment outside duty area" and "excess workload". The process that has taken place has caused different negative feelings to be experienced with insufficient morale in the inspectors

    Türkiye'de özelleştirmenin hukuk ve ekonomisi

    Get PDF
    TEPAV yayınları arasında çıkan “Türkiye’de Özelleştirmenin Hukuk ve Ekonomisi” isimli kitapta, Türkiye’deki özelleştirmelerde karşılaşılan sorunların büyük ölçüde yargıdan değil idareden kaynaklandığı saptaması yapıldı. Sabancı Üniversitesi’nden İzak Atiyas ve Bilgi Üniversitesi’nden Burak Oder’in TEPAV için hazırladığı raporda Türkiye’de özelleştirme politikalarının karşılaştığı hukuksal sorunlar irdelendi. Özelleştirmede iptal kararlarının kamuoyunda birbirine zıt iki farklı yoruma yol açtığı hatırlatılan çalışmada şu ifadelere yer verildi: “ Bunlardan birincisi, yasama çabalarının ve idari işlemlerin anayasa ve hukuka uygun olmadığıdır. İkinci yorum ise, yüksek yargının özelleştirme politikalarına karşı ideolojik bir direnç gösterdiği şeklindedir. Hangi yorumun gerçeğe daha yakın olduğu, iki yorum da gerçeği yansıtmıyorsa karşılaşılan sorunların hangi etkenlerden kaynaklandığını anlayabilmek için, bu konudaki temel aktörler olan yasama, idare ve yargının yaklaşımlarının ayrıntılı bir biçimde incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmada bu inceleme hem yasama çabaları he de tekil özelleştirme işlemleri temelinde yapılmıştır. “ “Yargı özelleştirme karşıtı” denemez Kitapta, anayasal düzeyde özelleştirme önünde ciddi bir engel olmadığı açıklanarak, yasal zemini iyi hazırlandıktan, kamu yararı ile ilgili sorunlar konusunda yeterli önlemler alındıktan sonra kamu hizmeti olarak görülen hizmetlerin özel sektör eliyle görülmesinin de mümkün olduğu kaydedildi. Yüksek yargının genel olarak gerek yürütmeye, gerek idareye takdir yetkisi verilmesine sıcak bakmayan bir hukuk felsefesi içinde, yetkilerin yasalarda ayrıntılı bir biçimde tanımlanmış olmasını gerekli kıldığı belirtilen çalışmada, “Ancak bu tutumu ‘özelleştirme karşıtı’ şeklinde betimlemek mümkün değildir” denildi. Konuya şöyle devam edildi: “Tekil özelleştirme işlemlerinin yargısal denetimine gelince, burada da iptallerin önemli bir bölümünün yetersiz hazırlık veya usule ilişkin yanlışlıklardan veya yasayla veya yargı kararlarıyla hukuksal olarak belirlenmiş hedeflerin gereğince dikkate alınmamasından kaynaklandığı söylenebilir. Ancak özelleştirme kanununda özelleştirmenin hedeflerine ilişkin yapılmış belirlemeler uygulamada idareyi önünü ciddi biçimde kısıtlayabilecek niteliktedir. Yine uygulamada özellikle satılan varlıkların değeri, yatırım hedefleri gibi konularda iktisadi gerekçe ve ilkelerin daha ciddi ve yetkin bir biçimde kullanılması özelleştirmelerin kamu yararına uygun bir biçimde yapılmalarını kolaylaştıracak, hem de özelleştirilen şirketlere gerekli olmayan kısıtlamaların yüklenmesini engelleyecektir. “ Ciddi bir öğrenme sürecinden geçildi Özelleştirme politikasının ciddi bir “öğrenme süreci”nden geçtiği saptaması yapılan çalışmada, “Bunda hem özelleştirme politikasına muhalif olanların açtıkları davaların hem de yüksek yargının önemli katkıları olmuştur. Bir başka katkı da özellikle şebeke sanayilerinde düzenleyici çerçevelerin oluşmakta olmasından doğmaktadır” denildi. Kitapta ayrıca, bugün özelleştirmelerin kamu yararını koruyacak bir biçimde yapılma ve başarılı olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu, konuya Anayasa düzeyinde bakıldığında da, yapılan değişikliklerle özelleştirmelere yasal zemin hazırlama konusunda meclise ciddi bir esneklik tanındığı açıklandı

    Community (society) assemblies in the federal system considered for Cyprus and their features

    Get PDF
    Bu araştırmada, Kıbrıs’ta kurulması düşünülen ‘federe devletlerdeki’ yasama organının temel özellikleri ele alınmıştır. Bundan hareketle araştırmada, Toplum Meclislerinin görevlerinin ve yetkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kıbrıs’taki her iki toplumun, ayrı ayrı seçtiği Toplum Meclislerine yasa yapma ve karar alma yetkisi tanınmaktadır. Buna göre merkezî yönetime karşı bir tür ‘özerkliğe’ sahip olan Toplum Meclisleri; din, eğitim, öğretim, kültür, spor ve hayır işleriyle ilgili alanlarda, anayasanın belirlediği sınırlar içinde, bu yetkileri kullanacaklardır. Araştırma, iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kurulmak istenen federal sistemde Toplum Meclislerinin özellikleri incelenmiştir. İkinci ve son bölümde ise Kıbrıs’ta kurulacak olan bu Meclislerin görev ve yetkileri ele alınmıştır.The main properties of the legislative organ to be formed in “federate states” of Cyprus have been evaluated in this study. Starting from this evaluation, determining the duties and powers of the “Community Assemblies” is also considered in the study. In Cyprus, these Community Assemblies, appointed separately by both communities, are empowered with legislative and decision making powers. Accordingly, Community Assemblies enjoying a kind of “autonomy” from the central government shall enjoy these powers on religious, educational, cultural, sportive and charity issues within the limits described by the Constitution. The study consists of two main sections; in the first section the “properties of these Community Assemblies” to be created within the federative system are examined, in the second and the last section the duties and powers of these Assemblies are discussed

    The application of the CWN's independence criteria on CBRT

    Get PDF
    25.04.2001 tarih ve 4651 sayılı yasa ile T.C. Merkez Bankası Kanunu'nda düzenlemeler yapılmıştır. Bu çalışmada 4651 sayılı yasa ile getirilen düzenlemeler sonrasında T.C.Merkez Bankası'nın yasal bağımsızlığı Alex Cukierman, Steven Webb ve Bilin Neyaptı'nın geliştirdikleri ölçme yönteminden hareketle analiz edilmiştir.The law of Central Bank of Republic of Turkey has been revised by the new law dated 25.04.2001 number 4651. In this study, formally independence of CBRT (The Central Bank of Republic of Turkey) has been analysed by using the study of CWN (Cukierman, Webb, Neyaptı)
    corecore