92 research outputs found

    Commercial applications of bonds in light of judicial jurisdictions

    Get PDF
    Kambiyo senetlerinden günlük hayatta ve ticari ilişkilerde en sık karşılaştığımız tür bonodur. Bono düzenleyen kişi, bonoda yazılan/belirlenen vade tarihine kadar kredi imkanına sahip olmakta alacaklı da tedavül kabiliyeti bulunan bir ödeme aracını (kıymetli evrakı) elde ederek alacağını teminat altına almaktadır. Bono diğer kıymetli evrak türlerinden farklı olarak iki kişilik ilişkiden oluşur ve bono keşideci tarafından düzenlenip bir anlaşma neticesinde lehtara verildiğinde keşidecinin asli borcu doğmaktadır. Sonrasında lehdar bu bonoyu ciro ve zilyetliğin devri ile bir başkasına ciro yoluyla devredebilir yahut elinde bulundurmaya devam edebilir. Bono vadesi geldiğinde borcu sona erdirmek üzere keşideciye ödeme yapılması amacıyla ibraz edilir. 2 bölüm hâlinde hazırlanan işbu çalışmada; öncelikle Ticaret Hukuku alanında bononun nasıl ele alınıp düzenlendiği tanımı unsurları, şekil şartları, ele alınıp açıklanacak sonrasında ikinci bölümde ise çalışmaya da adını veren bononun ticari alanda uygulamaları mevcut yargısal içtihatlarla yüksek mahkeme kararlarıyla ilişkilendirilerek irdelenecektir. ”Bonoda geçerlilik şartı (şekil şartı) olarak belirlenen Kanunun zorunlu unsur olarak tanımladığı unsurların senet üzerinde bulunmaması bonoyu sakatlar mı?” veya “Bonoda ihtiyari unsur olarak belirlenen malen kaydı, faiz kaydı, teminat kaydı gibi hususlar bono üzerine yazıldığında senedin bono vasfına nasıl etkide bulunur?” sorularının cevabına yargısal içtihatlarla karşılaştırma yapılarak ulaşılmaya çalışılacaktır.Among the bills of exchange, the most common type of bond we encounter in daily life and commercial relations is the bond. The person issuing the bond has the opportunity to credit until the due date written / determined on the bond, and the creditor secures that he will receive a payment instrument (negotiable document) that is capable of circulation. Unlike other types of valuable documents, a bond consists of a two-person relationship and when the bond is issued by the issuer and given to the beneficiary as a result of an agreement, the original debt of the issuer arises. Afterwards, the beneficiary can transfer or continue to hold this bond to another person through turnover and transfer of possession. When the bond is due, it is presented to pay the drawer to terminate the debt. In this study prepared in 2 parts; Firstly, in the field of Commercial Law, the elements of the definition of how the bond is handled and regulated, the terms of form, will be discussed and explained, and in the second part, the commercial applications of the bond, which also gives its name to the study, will be examined in relation to the existing judicial case law and high court decisions. "Does the fact that the elements defined as mandatory elements by the Law, which is determined as the validity condition (form condition) in the bond, are not on the bill cripple the bond?" or "How do matters such as property registration, interest registration, collateral registration, which are determined as voluntary elements in the bond, affect the bond quality of the bond when it is written on the bond?" The answer to the questions will be tried to be reached by making a comparison with the judicial case law

    Sultan Reşad Devrinde Evkaf Bankası Kurulma Çalışmaları

    Get PDF
    [No Abstract Available

    İflasın Ertelenmesinin Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmesinin Sona Ermesine Etkileri

    Get PDF
    İflasın ertelenmesi, ticaret mahkemesine, borca batık durumda olan bir sermaye şirketi ya da kooperatif hakkında iflas kararı vermekten, belli koşul-larla geçici olarak sarfınazar etme imkanını veren ve iflasın önlenmesine hizmet eden bir kurumdur1. İflasın ertelenmesinin amacı, ticari hayat bakı-mından büyük önem taşıyan sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, alacaklıla-rının durumunu iflasa nazaran ağırlaştırmamak kaydıyla, faaliyetlerini yü-rütmek suretiyle ticari hayatın içinde tutulmasıdır2. İflasın ertelenmesinde hem borçlu şirketin hem de alacaklılarının menfaati olduğuna göre, iflasın ertelenmesine karar verilirken sadece şirket alacaklılarının menfaatinin de-ğerlendirilmesiyle yetinilmemelidir

    «Görüldüğünde ödenecek» bonolarda ibraz ve zamanaşımı süresinin başlangıcı ile ilgili bazı sorunlar ve görüşler

    Get PDF
    Vade kaydı taşımayan her bono (ve poliçe) “görüldüğünde ödenecek” sayılır (TTK m. 777/2). Bu tür bir bono (poliçenin), düzenleme tarihinden itibaren bir yıl içinde düzenleyene (veya kabul eden muhataba) ödenmek üzere ibraz edilmesi gerekir (TTK m. 704). Aksi takdirde tüm başvuru hakları düşer (TTK m. 730/1-a). Görüldüğünde ödenecek bonolarda vade “ibraz” sayesinde ortaya çıkmakta, bu andan itibaren de üç yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlamaktadır. Bonoda düzenleyen asli borçlu olduğu için başvuru hakları düşse bile, kendisi vadeden itibaren üç yıl boyunca sorumlu olmaya devam eder (TTK m. 749/1). Ancak bono, bir yıl içinde ödenmek üzere ibraz edilmediğinde, senedin “görülmesi”, dolayısı ile borcun muaccel olması; bundan sonra da asli borçlu için üç yıllık zamanaşımı süresinin başlaması konusunda sorun ortaya çıkmaktadır. Tam bu noktada, öğreti ve yargı uygulamasında böyle bir bonoda üç yıllık zamanaşımı süresinin, bir yıllık ibraz süresinin “bitimi” ile başlayacağı savunulmakta ve bir yılın son günü adeta “vade” olarak değerlendirilmektedir. Bu görüşün arkasında genelde “görüldüğünden belirli süre sonra ödenecek poliçe (ve bono) için öngörülen TTK m. 705 hükmünün “kıyasen” uygulanması yatmakta; bir yılın son gününün “görülme tarihi” sayılacağı ifade edilmektedir. Türk, Alman ve İsviçre öğretisinde konu ile ilgili olarak bir yasa boşluğu olduğu belirtilmektedir. Bazı yazarlar ise bir yıllık sürenin dolmasını vadenin geçmesi ile eş değer görmektedir. Öncelikle bu sorunda bir yasal boşluk olup olmadığının, varsa bu boşluğun “kıyas” yoluyla doldurulup doldurulamayacağının irdelenmesi gerekmektedir. Yoksa bir yıllık ibraz süresini geçiren hamil bakımından, bir külfet olarak nitelendirilebilecek ibrazın yapılmamasının kendisi bakımından bir hak kaybına yol açıp açmayacağı, “kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak iddia edemeyeceği” şeklindeki evrensel hukuk ilkesinin konu karşısındaki durumu da ayrıca incelenmeye değerdir

    Over-Indebtedness and 'Letter of Subordination' as a Method for Preventing Bankruptcy

    Get PDF
    Borçlunun iflasını istemesinin zorunlu olduğu hallerden biri, şirketin pasifinin aktifinden fazla hale gelmesidir. Bu durumda şirketi temsile yetkili kişiler, yetkili asliye ticaret mahkemesine başvurarak şirketin iflasını talep etmek zorundadırlar. Türk Ticaret Kanunu (TTK), bu talep zorunluluğuna bir istisna getirmiştir (TTK m. 376/3). Buna göre, iflasa karar verilmeden önce, şirket bilançosundaki açığı karşılayacak ve borca batıklık durumunu ortadan kaldıracak tutardaki şirket alacaklıları ile sıradan çekilme anlaşması yapılmış ise, iflas talebinde bulunma zorunluluğu ortadan kalkar. Ancak bu beyanın veya sözleşmenin yerindeliği, gerçekliği ve geçerliliği yönetim kurulu tarafından iflas isteminin bildirileceği mahkemece atanan bilirkişilerce doğrulanması gerekir. Aksi halde, mahkemeye bilirkişi incelemesi için yapılmış başvuru, iflas bildirimi olarak kabul edilir.One of those situations where it is compulsory to demand the bankruptcy of a company is the fact that company has more liabilities than assets. In this case, those individuals entitled to represent the company have to file for bankruptcy before the competent commercial court. Turkish Commercial Code in its Article 376 paragraph 3 foresees an exception to this general rule. According to this regulation, it is not mandatory to file for bankruptcy if a letter of subordination has been agreed to, for a sum high enough to meet the difference between liabilities and assets, before a ruling of bankruptcy by the court. The propriety, authenticity and validity of this agreement has to be verified by the expert witness appointed by the court that is to be the addressee of that request pertaining to bankruptcy. Failing in these respects, the demand for the appointment of the expert witness will be accepted as filing for bankruptcy

    Ticari işletme devri

    Get PDF
    corecore